Murat Karayalçın'dan 'yeni parti' açıklaması: Tasfiye olursa düşünülmeli

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin en kısa zamanda kurultaya gitmesi gerektiğini belirten Karayalçın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki tavrının kendisini üzdüğünü belirtti. Karayalçın, olası tasfiye sürecine karşı da “Parti bütünlüğü önemli. Bizim kırmızı çizgimiz olmalı. Ama bir tasfiye olursa, bir tasfiye işareti alınırsa o zaman yeni bir parti düşünülmeli” ifadelerini kullandı.
- Murat Karayalçın, CHP'de en kısa zamanda kurultaya gidilmesi gerektiğini savundu.
- Karayalçın, CHP'de bir tasfiye süreci yaşanırsa yeni bir parti kurulması gerektiğini ifade etti.
- Karayalçın, istinafın mutlak butlan kararının Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti.
Eski Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı Murat Karayalçın, istinafın "mutlak butlan" kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Parti yöneticileri ve örgüte çağrı yapan Karayalçın, "Parti yöneticilerimiz, partililerimiz partinin bütünlüğünü sağlayacak açıklamalara kulak vermelidir. O eylemlerin içinde olmalı, sokağın sesini dinlemelidirler. Pazar günü genel merkezle TBMM arasında yedi sekiz kilometre mesafede olağanüstü bir yürüyüş gerçekleşti. Ankaralılar müthiş bir mesaj verdiler. Örgütün ve parti yöneticilerinin ne yapması gerektiğini o sokaktaki eylemleriyle, sloganlarıyla, tavırlarıyla, gösterdikleri sevgiyle ortaya koydular. Parti yöneticilerimizin ve partililerimizin sokağı dinlemesi lazım, bu mesajı alması lazım" ifadelerini kullandı.
"KILIÇDAROĞLU'NU ARADIM AMA ULAŞAMADIM"
Karayalçın, istinafın kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nu aradığını ancak ulaşamadığını belirterek, süreci şöyle anlattı: "Pazar günü kendisiyle bir görüşme girişiminde bulundum ama maalesef olmadı. 21 Mayıs'ta butlan kararının çıkmasından da önce çok sayıda partili bana 'ikisiyle de görüş' diye telkinde bulunmuştu. Ben 22 Mayıs Cuma akşamı oldukça geç bir saatte önce Genel Başkanımız Özgür Özel'le görüştüm. Bana bu tür telkinlerin yapıldığını söyledim. 'Bir devreye girmek isterim, katkıda bulunmak isterim siz ve Kemal Bey de uygun görürseniz.' dedim. Özgür Bey 'Eski genel başkanımızsınız, çok katkınız olur diye düşünüyorum.' yanıtını verdi. Ben Sayın Kılıçdaroğlu ile pazartesi günü konuşmayı düşünüyordum. Fakat Pazar sabahı erken kalktım, televizyonu açtım ve birdenbire o dehşet manzaraları gördüm. Tanımadığım birtakım insanlar partinin önünde sağa sola saldırıyorlar, partinin demirlerini, bahçe kapısını sarsıyorlar. Onun üzerine Sayın Kılıçdaroğlu ile hemen konuşmam gerekir diye düşündüm. Kendisini aradım hep aradığım numaradan ama maalesef ulaşamadım."

"EN KISA ZAMANDA KURULTAYA GİDİLMELİDİR"
Murat Karayalçın, Kılıçdaroğlu'na ulaşsaydı şu ifadeleri kullanacağını aktardı: "Çözüm olarak şunu söyleyecektim: CHP'de kurultay için en uygun zaman tartışması yaşanıyor birkaç gündür. Sayın Kılıçdaroğlu'na yakın olanlar 'en uygun zaman' diyorlar. Ben dahil kimi arkadaşlarımız da 'en uygun zamanda değil, en kısa zamanda olmalı' diyoruz. Çünkü bu mutlak butlan kararı kabul edilebilir bir karar değil. Ben bunun Anayasa'ya aykırı olduğu kanısındayım. Türkiye'de ne kadar siyasetçi tanıyorsanız, hepimiz Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) verdiği mazbatayla siyaset yaptık. Bizim mazbatalarımızı YSK verdi. Türkiye seçim hukuku konusunda çok başarı sağlamış bir ülke, bütün olumsuzluklara rağmen. Ama maalesef YSK devre dışı bırakıldı. Adli yargı seçim yargısını ekarte etti. O yüzden de bu kabul edilebilir, geçerli bir şey değil. Tabii resmi bir karar. Onun için uyacağız, uyuluyor. Zaten Sayın Özgür Özel de davalar açarak, itiraz ederek ve grup başkanı seçilerek bu resmi kararın sonuçlarını da kabul ettiğini gösterdi. Ama bu haksız, yanlış bir karar. Bunu aşabilmemizin yolu bizim en kısa zamanda kurultaya gitmemizdir. Başka bir şey olamaz. Biz birkaç hakimin kararıyla allak bullak olacak bir parti değiliz. Hem siyasi partiler yasasına göre hem kendi tüzüğümüze göre bizde yönetim değişikliklerinin nasıl olacağı bellidir."
"BÖYLE BİR ADALET OLUR MU?"
Karayalçın, "baskın seçim" ihtimali gördüğünü de belirtti. "Kılıçdaroğlu ile seçime gidildiği takdirde bu adil bir seçim olur mu? Demokrasinin asgari gereklerini karşılayan, adil, düzgün bir seçim olur mu böyle bir seçim" sorusuna Karayalçın şöyle yanıt verdi:
"Şu yapılanların zaten demokrasinin gerekleriyle bağdaşan hiçbir yönü yok. Nasıl CHP'nin kurultayı birkaç hakimin kararıyla değişiyor? Böyle bir adalet olur mu? Böyle bir haksızlık olur mu? Günah değil mi? Ayrıca sen hadi bunu yapacaksın, iki gün bekle kardeşim. Ne oluyor bu plastik mermiler, göz yaşı bombaları, demirlerin kesilmesi. AFAD ekipleri geldi, polis ekipleri geldi. Ne oluyor? Türkiye'nin ana muhalefet partisine yazık değil mi?"
Karayalçın, tarihin en kritik noktalarından birinin yaşandığını, CHP olarak da ülke olarak da her türlü olasılığı dikkate almak gerektiğini kaydetti. "Kemal Bey'in bütün bu süreçte aldığı tavır, özellikle son günlerdeki tavrı sizi şaşırtıyor mu" sorusunu Karayalçın, "Üzüyor, öyle söyleyeyim" diye yanıtladı.

"BİR TASFİYE OLURSA, BİR TASFİYE İŞARETİ ALINIRSA O ZAMAN YENİ BİR PARTİ DÜŞÜNÜLMELİ"
CHP'nin bu süreci aşabileceğini vurgulayan Karayalçın, şu ifadeleri kullandı: "Burada kurultay için en uygun zaman tartışmasına geliyoruz. Eğer Parti Meclisi sıfırdan başlayan bir kurultay süreci işletme kararı alırsa, ilçe, mahalle delegeleri tespit edilecek, ilçe kongreleri, il kongreleri, kurultay vesaire... Bu bir tasfiye sürecini de beraberinde getirebilir. Parti birliğini sarsan sonuçları da beraberinde getirebilir... Böyle bir noktaya gelinmeden partinin birliği, bütünlüğü mutlaka korunmalıdır. CHP adı mutlaka korunmalıdır. Şimdi şöyle görüşler de çıkıyor, 'CHP'nin zaten bagajı var kardeşim. Bu bagajdan kurtulalım.' Evet, bagaj da var ama bir de CHP gerçekliği var. Ben bunu yaşamış birisiyim. Ta Osmanlı döneminden bu yana gelen bir damarın siyasetçileriyiz. Onun için CHP'yi kapatmak olmaz. Doğru değil. Ama çok zorda kalırsak tabii ayrı bir yapılanmaya gidilebilir. Aksi takdirde biz partiyi korumalıyız. Parti bütünlüğü önemli. Bizim kırmızı çizgimiz olmalı. Ama bir tasfiye olursa, bir tasfiye işareti alınırsa o zaman yeni bir parti düşünülmeli."
Karayalçın, kurultay sürecinin uzamasının AK Parti'nin ekmeğine yağ sürülmesi anlamına geldiğini belirtti.
Murat Karayalçın, CHP Genel Merkezi'ne polisin girişini ağlayarak izlediğini de söyledi.
















